Bu Blogda Ara

Beni Kategorize Etme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beni Kategorize Etme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Konkur Nasıl Alınır?

Konkur nedir?

Kökeni Fransızca “Concours” kelimesinden gelmekte olup, Türkçeleşmiş hali  “Konkur”dur. Temelde “Yarışma” anlamına gelmektedir.  Reklamcılık dünyasında daha özel ve geniş kapsamlı bir anlama sahip olduğu aşikardır.
“Konkur”, reklamverenin çeşitli ajanslara başvurarak, bir reklam ajansı aradığını bildirmesi ve aralarından birini seçebilmesi için örnek kampanya hazırlamalarını istemesidir.

Bu kısma kadar konkur ile ilgili olarak tam aklımdan geçenleri aktarmadım şüphesiz : ) Asıl sorun şudur ki açılan bir konkur nasıl alınır? Malumdur ki kurtlar sofrası olan , büyük bir savaşın yaşandığı konkur dönemlerinde showunu iyi yapan ajans yarışmayı iyi kazanmaktadır. Ne kadar iyi fikirlere sahip olunursa olursun, ne kadar üzerinde  saatlerce emek harcanmış olsa da göz boyama kısmı en önemli kısmıdır. Genellikle işverenin her zaman bir ajansa daha yakın olduğu düşünüldüğünde açılan konkuru kapmak zor bir iştir.

Konkur almak için bazı ajanslar son derece sade ve akıcı bir sunum yapmayı tercih ederken, bazı ajanslar ise yaptıkları bir takım atraksiyonlarla ( halay çekenleri bile duyduk) sunumlarını yapmaktadırlar.

Bence konkur alma sürecinde işverene etkilemenin en önemli yanı eğlenceli bir sunum yapmaktır.  Malumdur ki Turkcell yeni konkur açıyor. Buradan detaylara ulaşabilirsiniz. Bilindiği gibi Turkcell, şu anda yaratıcı reklam çalışmalarını Alametifarika ve Leo Burnett ajanslarıyla yütütüyor. ürkiye’nin en büyük reklamvereni konumunda olan Turkcell, tüm mecralarda yoğun bir şekilde boy gösteriyor. Bu pastadan pay kapmak için çok ama çok fazlası gerektiği şüphesiz. Ama nasıl?

Ben büyük bir ajansın başında bu pastadan pay almak isteyen bir yonetici olsaydım şüphesiz kreatif ekibin işlerini anlatmak üzere bir komedyenle anlaşırdım. muhtemelle kuvvet Cem Yılmaz tercihim olurdu.  önceden ayarlanmış bir gösteri için işverenleri davet eder, büyük bir süpriz yapardım. Gülmekten, şaşkınlıktan mükemmel bir anlatım süreci geçerdi. İş alma garantili değildir ama ertesi gün bütün iş dünyası o ajansı konuşuyor olur, ve Türk reklamlamcılık tarihine çat diye ismini basar diye tahmin ediyorum.

Birilerinin gerçekleştirebilmesi umuduyla..

Diğer yazıları incelemek için burayı tıklayabilirsin

24 Haziran 2008 Salı

Official Page Hikayesi?

Uzun zamandır iyi bir blog yazarı olduğumu düşünüyorum. "İyi" kelimesinin ölçümünü kendimce her gün düzenli yazmamla ilişkilendiriyorum.  Yıllar önce açtığım gizli kapaklı blogumu kısmi de olsa hala kapalı kapılar ardında sürdürüyorum. İlk açtığım zamanki amacımla örtüşüyor olmasa da günlük sıkıntı ve dertlerimi kendimce harmanlayıp yazın dünyasına sürüyorum.

Bu blogu daha ciddi yazılarım için açmaya karar verdim. Diğer blogumun içindeki gerçekten önemli olduğunu düşündüğüm yazılarımın arada kaynayıp gittiğine fazlasıyla inanıyorum. Bazı olayları ve hikayeleri çarpıttırıyor olmamın dışında aktarımlarımda da farklılaşmam bu bloga açmama zemin hazırladı.

Bu blogta  muhtemelle kuvvet aklıma gelen iş fikirleri, yarım kalan iş planlarım, eğitim hayatımın bir kısmı ve de hayallerim yer alıyor olacak.

Umarım ki bu blog benim için minik bir basamak olur, umarım...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...